Muzaffer Yalçın-Seni Görmeyen Gözü Neyleyim

24 04 2007





Çanakkale Türküsü(Yavuz Bingöl)

24 04 2007





Meryem Süresi 16-35

24 04 2007

The Holy Koran Chapter of Mary Verses:16-35
(Unutulmaz Kur’an tilavet ustası Mustafa İsmail’den Meryem Suresi 16-35
Hz.Meryem Filminin görüntüleri esliginde )





Erkan Mumcu Kimdir?

24 04 2007

 

1963 yılında Isparta’nın Yalvaç ilçesinde doğan Erkan Mumcu ilk ve orta öğrenimini Isparta’da tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Mumcu, politikaya girmeden önce tekstil sektöründe kendi kurduğu şirketlerde yöneticilik yaptı.

1995 yılında Anavatan Partisi’nden politikaya atıldı ve 20. dönem Isparta Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. Parlamento’da Araştırma Komisyonu Başkanlığı, Adalet ve Anayasa Komisyonları’nın yanı sıra çeşitli araştırma ve soruşturma komisyonlarında da üye olarak görev aldı.

1995-1996 yıllarında Anavatan Partisi Genel Başkan Danışmanı olan Mumcu, 1997-1998 yılları arasında Anavatan Partisi Genel Sekreteri olarak partisinin karar organında yer aldı. Mumcu, yine 1998 yılı sonundan 1999 yılı Haziran ayına kadar partisinde Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. Haziran 1999′da kurulan Türkiye Cumhuriyeti 57. Hükümeti Kabinesi’nde Turizm Bakanı olarak yer alan Erkan Mumcu, evli ve 2 çocuk babası.

ANAP’tan istifa ederek, 3 Kasım 2002′de yapılan seçimlere AKP Isparta milletvekili adayı olarak giren Mumcu, tekrar milletvekili seçildi. Mumcu, 58. Hükümet’te de Milli Eğitim Bakanlığı’nı üstlendi.

Oğlunu rüyasında gördü
Ankara’da uzun süre yaşamanın sağlığa zararlı olduğunu görüşünü savunan Erkan Mumcu’nun ilginç yönleri var. Bunlardan biri de rüyaları. Evlenmeden önce rüyamda ilk oğlunun yüzünü gördüğünü söyleyen Mumcu, o geceyi şöyle anlatıyor: “Bana adını söyledi. İbrahim. Onunla konuştuk ve oradan aldığım ilham ondan sonra nasıl bir hayat süreceğime dair bana ipuçları verdi”.

Bu rüyadan hemen sonra evlenmeye karar veren Mumcu, eşine, “Herşeyi mavi al. İbrahim geliyor” diye müjde vermiş. Mumcu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanacağını da rüyasında gördüğünü ve ilk tercihi olarak da onu yazıp, kazandığını söylüyor.

Erkan Mumcu’nun ilginç yönleri rüyalarıyla sınırlı değil. “Bizimkiler biraz ürperir ama ben mezarlık ziyaretlerini biraz sık yaparım” diyen Mumcu, “Özellikle yaz günlerinde tek başıma giderim ve bir yakınımın kabrinin yanıbaşına uzanırım. Orada iki saat geçiririm. Garip bir şekilde bunu yapmayı çok severim. Bir tür terapi belki” ifadelerini kullanıyor





Abdullah Gül kimdir?

24 04 2007

 

11.Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül’ün bilinen ve bilinmeyen yönleri…

Yazının devamını oku »





Anneler Günü Tarihçesi

24 04 2007

Her yıl Mayıs ayının ikinci haftasında kutlanan Anneler Günü’nün tarihçesi aslında Antik Yunan’a kadar dayanıyor. Her yıl düzenledikleri “Bahar Bayramı”nı yeryüzünün annesi olarak tanımladıkları ana tanrıçaları Rhea’ya adamıştı Yunanlar. 1600′lü yıllara gelindiğinde, İngilizler, 40 gün süren Paskalya Yortusu’nun dördüncü Pazar gününü “Anneler Günü” olarak adlandırdılar. Ancak bu kez söz konusu olan ana tanrıça değil, ülkedeki tüm annelerdi. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise ilk kez 1872 yılında kutlandı Anneler Günü

. Şair Julia Ward Howe bundan böyle her Paskalya Yortusu’nun dördüncü Pazarı’na denk gelen tarihin kendi şehrinde Anneler Günü olarak kutlanacağını ilan etti.İşte burada hikayenin bizim bildiğimiz kısmına geldik. Philedelphia’da yaşayan Ana Jarvis adındaki genç kız, annesinin ölüm yıldönümü olan Mayıs ayının ikinci Pazar’ının tüm eyalette “Anneler Günü” olarak kutlanmasını istedi. Politikacılara, bakanlara ve iş adamlarına kendisine yardımcı olmaları için mektup yazdı.

Jarvis’in gösterdiği gayret 1911 yılında semeresini verdi ve her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar gününün Amerika Birleşik Devletleri’nin tüm eyaletlerinde “Anneler Günü” kutlanması hükümet kararıyla kesinleşti.

Türkiye, Danimarka, Finlandiya, İtalya, Avustralya ve Belçika’da da aynı tarih kabul edilmesine rağmen İngiltere’de ve diğer birçok ülkede Anneler Günü ulusça belirlenen değişik tarihlerde kutlanmaktadır.

kadınca.net





Güneşin 3 Boyutlu FOTOĞRAFLARI

24 04 2007

Güneş fırtınalarını daha iyi anlamayı ve Dünya’ya etkilerini öngörmeyi sağlayacak her biri bir golf aracı büyüklüğünde ve 620′şer kilogram ağırlığındaki uzay araçları Florida’daki Cape Canaveral’daki askeri üsten Ekim ayında fırlatılmış ve güneşin yörüngesine girmişti.

Nasa’dan yapılan açıklamada, ikiz araçların birbirlerinden yılda 45 derece uzaklaştığı ve şimdi de stereografik (izdüşümle bir ekran üzerine alınan görüntülerin gövdelenmiş olarak gösterilmesi biçimi) ölçüler almaya olanak sağlayacak konumlarını kaydetmeye başladıkları belirtildi. Açıklamada, Stereo’nun başlıca amacının, uçakların ve uzay araçlarının bütün iletişim sistemlerini etkileyen, dünyadaki elektrik dağıtımını bozan ve uzaydaki astronotlar için tehlike oluşturan güneşte meydana gelen fırtınaları izlemek olduğu hatırlatıldı.

Nasa’nın bilimsel proje şefi Michael Kaiser, “Meteorologlar belirgin olarak bir hafta önceden bilmeye muktedirler, biz de güneş fırtınalarıyla ilgili aynısını yapmak istiyoruz. Stereo, bizlere güneş fırtınalarını daha ayrıntılı biçimde inceleme olanağı sağlayarak, bu amaç için yeni aşamayı temsil ediyor” dedi. 2 yıllık görevleri boyunca bu iki uzay aracı, güney fırtınalarının oluşum sürecini izleyecek.


Yazının devamını oku »





Uğur Mumcu Kimdir?

24 04 2007

Aslen, Ankaralı olan Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942 yılında, babasının memuriyeti dolayısıyla Kırşehir’de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu. Annesi Nadire Hanım, babası, Tapu Kadastro memuru Hakkı Şinasi Bey’di. İlk ve orta okulları Ankara�da okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi. Bu hızlı yaşam Hukuk fakültesinde de devam etti. 1961 yılında baş1adığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 1965 yılında tamamladı. Bir süre avukatlık yaptı; yabancı dil öğrenmek için İngiltere’ye gitti. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta’nın asistanı olarak çalıştı. Yazmaya, üniversite öğrenciliği yıllarında, Doğan Avcıoğlu’nun yönetimindeki Yön Dergisinde başlayan Uğur Mumcu, 12 Mart döneminde bir yazısında kullandığı “ordu uyanık olmalı” sözleriyle, “orduya hakaret etmek”, “sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak” suçunu işlediği iddasıyla gözaltına alındı. Uğur Mumcu bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkum edildi. Fakat yargıtayca karar bozuldu ve serbest bırakıldı. Bu olaydan sonra, Mumcu askerliğini, 1972-74 yılları arasında Ağrı’nın Patnos ilçesinde, resmi tanımıyla “sakıncalı piyade eri” olarak tamamladı. Patnos’ta, ağır koşullar altında askerliğini yaparken, zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi. İlk yazıları 1962′den itibaren Yön, Türk Solu, Devrim, Ant, KIM v.b. dergilerde yer alan Mumcu’nun, 1968-69-70 yıllarında Akşam, Milliyet, Cumhuriyet gazetelerinde zaman zaman çeşitli konularda inceleme yazıları da yayımlandı. Köşe yazarlığına 1974 yılında haftalık Yeni Ortam dergisinde başladı. Daha sonra çalışmaya başladığı Anka Ajansında 1975 yılından itibaren Cumhuriyet’e de köşe yazıları yazdı. 1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. gözlem başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 6 Kasım 1991′de İlhan Selçuk ve yaklaşık 80 Cumhuriyet çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat – 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi’nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesi’ndeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992′de Cumhuriyet’e döndü. Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 yılında uğradığı bombalı saldırı sonucu öldü.





Deniz Baykal Kimdir?

24 04 2007

20 Temmuz 1938 yılında Antalya’da doğdu. 1959 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine 1960 yılında asistan olarak girdi. 1963′te doktora çalışmalarını tamamladıktan sonra iki yıl ABD’ de kaldı ve Colombia ile Berkeley üniversitelerinde çalışmalarını sürdürdü.

Siyasetle 1960′lı yıllara doğru Demokrat Parti iktidarına karşı gelişen öğrenci hareketlerine katılmakla tanışan Baykal 1973 Ekim’inde yapılan Genel Seçimlerde CHP’ den Antalya Milletvekili seçildi.

1974 yılında kurulan Ecevit hükümetinde maliye bakanlığı, 1978 Ecevit hükümetinde ise enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı görevlerini üstlendi. Baykal bu dönemde parti meclisi ve merkez yürütme kurulu, genel sekreter yardımcılığı görevlerinde bulundu. 12 Eylül askeri müdahalesinden sonra bir süre Ankara’da Ordu Dil Okulu’nda gözetim altında tutuldu.

1982 Anayasa’sının 5 yıl süreyle siyasi yasağı getirdiği politikacılar arasında yer aldı. 1983 yılında siyasal partilerin kurulmasına izin verilmesinden sonra “yasaklı olmalarına rağmen faaliyetlerini sürdürdüğü ” gerekçesiyle bir grup önde gelen CHP’ li ve AP’ li politikacıyla birlikte Çanakkale Zincirbozan Askeri Tesisleri’nde 2.kez gözetim altına alındı.

Eylül 1987′ deki genel seçimlerde SHP’ den Antalya Milletvekili seçildi SHP’ de önce grup başkanvekilliği ardında da genel sekreterlik görevlerinde bulunan Baykal, Haziran 1988 de göreve başladığı genel sekreterlikten 10 Eylül 1990′ da istifa etti. Deniz Baykal Antalya Milletvekili olarak Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlementolararası Komitesi eşbaşkanlığını yürüttü. Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi üyeliğine seçildi. TBMM Dışişleri Komisyon üyeliğinde bulundu.

Temmuz 1992 ‘de kapatılan siyasi partilerin açılmasına izin veren yasanın sağladığı imkanla 9 Eylül 1992 tarihinde toplanan CHP Kurultayında Genel Başkanlığa seçildi. 18 Şubat 1995 günü SHP ve CHP’ nin “Bütünleşme Kurultayı’”nda aday olmayarak genel başkanlıktan ayrıldı. 9 Eylül 1995 tarihinde birleşmeden sonra yapılan CHP Olağan Kurultayında genel başkanlığa seçildi. 30 Ekim 1995 Tarihinde kurulan DYP-CHP koalisyon hükümetinde başbakan yardımcılığı ve dışişleri bakanlığı görevlerini üslendi.

24 aralık 1995 milletvekili genel seçimlerinde yeniden Antalya Milletvekili oldu. Seçimleri takiben 53.Hükümetin kurulmasıyla dışişleri bakanlığı ve başbakan yardımcılığı görevlerinden ayrıldı. 23 Mayıs 1998 Tarihinde yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 27.Olağan Kurultayında genel başkanlığa 3. kez seçildi. 18 Nisan 1999 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi ve Deniz Baykal ilk kez seçim sonuçlarıyla parlemento dışında kaldılar. 22 Nisan 1999 Tarihinde alınan seçim sonuçları nedeniyle istifa eden Baykal, 30 Eylül 2000 Tarihinde Ankara’da toplanan Cumhuriyet Halk Partisi 11. Olağanüstü Kurultayında yeniden seçilerek üçüncü kez CHP Genel Başkanı oldu.

kaynak:kimkimdir.gen.tr





Tayyip Erdoğan Kimdir?

24 04 2007

26 Şubat 1954′te İstanbul’da doğdu. 1965 yılında Kasımpaşa Piyale İlkokulu’ndan, 1973 yılında ise İstanbul İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. Fark dersleri sınavını vererek Eyüp Lisesi’nden de diploma aldı. Üniversiteyi Marmara Üniversitesi İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi’nde okuyan Erdoğan, bu okuldan 1981 yılında mezun oldu. Gençlik yıllarından itibaren sosyal hayat ve siyasetle içice bir yaşamı tercih eden Erdoğan, disiplinli ekip çalışmasının ve takım ruhunun önemini kendisine çok genç yaşlarda öğreten futbolla 1969-1982 yılları arasında amatör olarak ilgilendi. Aynı zamanda bu yıllar, genç bir idealist olarak memleket meseleleri ve toplumsal sorunlarla ilgilenen Recep Tayyip Erdoğan’ın aktif politikaya adım attığı döneme rastlamaktadır. Lise ve üniversite yıllarında Milli Türk Talebe Birliği öğrenci kollarında aktif görev alan Recep Tayyip Erdoğan, 1976 yılında MSP Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığı’na ve aynı yıl MSP İstanbul Gençlik Kolları Başkanlığı’na seçildi. 1980 yılına kadar bu görevlerini sürdüren Erdoğan, siyasi partilerin kapatıldığı 12 Eylül döneminde, özel sektörde bir süre müşavirlik ve üst düzey yöneticilik yaptı. 1983 yılında kurulan Refah Partisi ile fiilî siyasete geri dönen Recep Tayyip Erdoğan, 1984 yılında Refah Partisi Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında ise Refah Partisi İstanbul İl Başkanı ve Refah Partisi MKYK üyesi oldu. İstanbul İl Başkanlığı görevi sırasında diğer siyasi partiler için de model olan yeni bir örgütsel yapı geliştiren Erdoğan, bu dönemde özellikle kadınların ve gençlerin siyasete katılımını artırmaya yönelik çalışmalar yaptı; siyasetin tabana yayılarak geniş halk kitleleri tarafından benimsenip itibar görmesi yolunda önemli adımlar attı. Bu yapılanma, mensubu bulunduğu Refah Partisi’ne 1989 Beyoğlu yerel seçimlerinde büyük bir başarı kazandırırken, yurt genelinde de parti çalışmaları için örnek teşkil etti. 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, siyasî yeteneği, ekip çalışmasına verdiği önem, insan kaynakları ve malî konulardaki başarılı yönetimiyle dünyanın en önemli metropollerinden biri olan İstanbul’un kronikleşmiş sorunlarına doğru teşhis ve çözümler üretti. Su sorunu, yüzlerce kilometrelik yeni boru hatlarının döşenmesiyle; çöp sorunu ise dönemin en modern geri-dönüşüm tesislerinin kurulmasıyla çözümlendi. Hava kirliliği sorunu Erdoğan döneminde geliştirilen doğalgaza geçiş projeleriyle son bulurken, kentin trafik ve ulaşım açmazına karşı 50′den fazla köprü, geçit ve çevre yolu inşa edildi; sonraki dönemlere ışık tutacak birçok proje geliştirildi. Belediye kaynaklarının doğru kullanımı ve yolsuzluğun önlenmesi amacıyla olağanüstü önlemler alan Erdoğan, 2 milyar dolar borçla devraldığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarını büyük ölçüde ödedi ve bu arada 4 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdi. Böylece, Türkiye’nin belediyecilik tarihinde yeni bir çığır açan Erdoğan, bir yandan diğer belediyelere örnek olurken, bir yandan da halk nezdinde büyük bir güven kazandı. Recep Tayyip Erdoğan, 12 Aralık 1997′de Siirt’te halka hitaben yaptığı konuşma sırasında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlere tavsiye edilen ve bir devlet kuruluşu tarafından yayınlanan bir kitapta yer alan bir şiiri okuduğu için hapis cezasına mahkum edildi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine son verildi. Recep Tayyip Erdoğan, 4 ay kaldığı cezaevinden çıktıktan sonra kamuoyunun ısrarlı talebi ve gelişen demokratik sürecin bir sonucu olarak 14 Ağustos 2001′de arkadaşlarıyla birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi’ni (AK Parti) kurdu ve Kurucular Kurulu tarafından AK Parti’nin Kurucu Genel Başkanı seçildi. Milletin teveccüh ve güveni AK Parti’yi daha kuruluşunun ilk yılında Türkiye’nin en geniş halk desteğine sahip siyasî hareketi haline getirdi ve 2002 yılı genel seçimlerinde üçte iki parlamento çoğunluğuyla tek başına iktidara taşıdı. Hakkındaki mahkeme kararı nedeniyle 3 Kasım 2002 seçimlerinde milletvekili adayı olamayan Erdoğan, yapılan yasal düzenlemeyle milletvekili adaylığının önündeki yasal engelin kalkması üzerine, 9 Mart 2003′te Siirt ili milletvekili yenileme seçimine katıldı. Bu seçimde oyların yüzde 85′ini alan Erdoğan, 22. Dönem Siirt Milletvekili olarak parlamentoya girdi. 15 Mart 2003 tarihinde Başbakanlık görevini üstlenen Recep Tayyip Erdoğan, aydınlık ve sürekli kalkınan bir Türkiye idealiyle, hayatî öneme sahip birçok reform paketini kısa süre içinde uygulamaya koydu. Demokratikleşme, şeffaflaşma ve yolsuzlukların engellenmesi yolunda büyük mesafeler katedildi. Buna paralel olarak ülke ekonomisi ve toplum psikolojisini olumsuz yönde etkileyen ve onyıllardır çözülemeyen enflasyon kontrol altına alındı, itibarını yeniden kazanan Türk Lirası’ndan 6 sıfır atıldı. Devletin borçlanma faiz oranları aşağı çekildi, kişi başına düşen millî gelirde büyük artış gerçekleştirildi. Ülke tarihinde daha önce görülmemiş hız ve sayıda baraj, konut, okul, yol, hastane ve enerji santrali hizmete girdi. Bütün bu olumlu gelişmeler, bazı yabancı gözlemciler ve Batılı liderler tarafından “Sessiz Devrim” olarak adlandırıldı. Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde ülke tarihinin dönüm noktası olarak nitelenen başarılı girişimlerine ek olarak, akılcı dış politikası ve yoğun ziyaret-temas trafiğiyle Kıbrıs sorununun kalıcı çözüme kavuşturulması ve dünyanın çeşitli ülkeleriyle verimli ilişkiler geliştirilmesi konularında önemli adımlar attı. Tesis edilen istikrar ortamı iç dinamikleri harekete geçirirken, Türkiye’yi bir merkez ülke haline getirdi. Türkiye’nin ticaret hacmi ve siyasal gücü, yalnız içinde bulunduğu coğrafî bölgede değil, uluslararası alanda da hissedilir düzeyde arttı. Recep Tayyip Erdoğan evli ve 4 çocuk babasıdır.

kaynak:akgenclik.gen.tr